DOKTORUNUZ DİYOR Kİ

Hijyen İçin Kullanılan İnsan ve Çevreye Zararlı Kimyasallardan Kaçınınız !...

Deterjanlar alerjiktir ve birçoğu ufak dozlarda alındığı takdirde bile kronik olarak kanserojendir.Evde kullanılan kimyasalların kısırlıktan kansere, böbrek ve akciğer rahatsızlığından doğum kusurlarına, alerjiden psikolojik bozukluklara kadar birçok hastalığa sebep oluyor. Çok kullanılan 15 bin kimyasal maddeden yaklaşık yüzde 75'inin henüz zehirlilik testi yapılmış değil. Ortalama bir evde bulunan 150'den fazla kimyasal madde alerji, doğum kusurları, kanser ve psikolojik bozukluklara sebep oluyor. Zehirli kimyasal maddeler hayatımıza girdikçe, vücudumuzdaki yağ dokusunda biriken zehir seviyesi de artıyor. Biyo birikim çalışmaları, bazı zehirlerin yaşamımız boyunca vücudumuzda biriktiğini gösteriyor. Böcek öldürücülerin evsel ürünlerin bileşimlerine girmesiyle çocuk kanserlerinde yüzde 28, 10 yıl içinde astım vakalarında yüzde 42 artış gözlendi. Hamilelik sürecinde zararlı organizma öldürücüleri kullanan ailelerin çocuklarında lösemi görülme riski daha yüksek.

Avrupa Birliği’nin 98/8/EC sayılı direktifi doğrultusunda Avrupa Birliği Kimyasallar Bürosu tarafından aralarında çinko, titanyum türevlerinin de bulunduğu 602 madde insan ve çevre sağlığını korumak amacıyla yasaklanmıştır. Bu yasaklama, TC Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri genel Müdürlüğü tarafından insan ve çevre sağlığını korumak amacıyla 27.5.2009/15759 sayılı tebliğ ile yayınlanmıştır. Yasaklanan aktif madde listesinde çok sayıda tanıdık madde görebilirsiniz.

Kısa süreli hijyen sağlayabilen çoğu zararlı, kansorejen etkisi olan bu kimyasalların birçoğu, amonyak ve klor içerir ve birlikte kullanıldıklarında ölümcül amonyum klorür gazını oluştururlar. Amonyak, akciğerler için tehlike oluştururken, klorla karıştırıldığında da kansere yol açan bileşikleri oluşturabilmektedir. Bu kimyasallar ellere bulaşarak yiyeceklerle beraber veya solunum yoluyla vücudumuza girerler.

Bazı zararlı kimyasallar
Hidrojen peroksit;

İnsan sağlığı açısından dikkatli kullanımı gerektiren aşındırıcı ve tahriş edici özelliğe sahiptir. Solunduğunda boğaz ve burundaki mukozayı yakabilir. Fazla dozda yutulduğunda sindirim sistemi ağrıları, kusma, ishal ve doku bozulmasına neden olur. İleri durumlarda mide genişlemesi ve delinmesi, akciğerde ödem, koma, beyinde sıvı birikimi ve ölümle sonuçlanan durumlara yol açar. Deri ve göze temasında kızarma ve yanma olur. Göze sıçradığında, kalıcı doku bozulmasına neden olur. Göz, deri ve solunum yolu problemleri olan kişilerde bu semptomlar daha şiddetli meydana gelebilir. Hidrojen peroksit güçlü bir yükseltgen olduğu için, yükseltgenebilen veya yanabilen maddelerin üzerinde kuruması halinde patlamaya veya yangına sebep olabilir. Saf haldeki hidrojen peroksit de hızlı bir şekilde bozulma gerçekleşebilir.

Triklozan;

Suyu mikroplarından arındırmak için kullanılan klor, bazı diş macunları, deodorant, sabun, losyon, krem ve deterjanlarda bulunan triklozan adlı maddeyle birleşerek çok tehlikeli olabiliyor. ABD'nin Virginia Teknik Üniversitesi uzmanları, musluk suyuna katılan klorla ilgili endişe verici bulgulara ulaştı. Uzmanlara göre, klor, diş macunu ve deterjanlardaki triklozan adlı maddeyle temasa geçtiğinde reaksiyona giriyor ve zehirli kloroform gazı oluşuyor. Bu gazın solunması ya da deriden nüfuzu depresyon, karaciğer rahatsızlıkları ve kanser riski ortaya çıkarıyor.

İngiltere'de, triklozan içeren diş macunları raflardan indirildi. Dişeti hastalıklarına karşı çok etkili triklozan'ın bulaşık ve el yıkama deterjanlarında da bulunduğu belirlendi. Triklozan adlı kimyasalı içeren ürünleri imal eden firmalar, bu kimyasalın güvenilir olduğunu iddia etseler de, United States Environmental Protection Agency (EPA) (Amerikan Çevre Koruma Vakfı), onu böcek zehiri olarak kaydetti. Bu bileşimin kimyasal formülü ve molekül yapısı dünyadaki en zehirli kimyasalların bazılarıyla benzer özellikler taşıyor. Triklozanla ilgili ilk alarm, 2000 yılında İsveç hükümeti, gereksiz yere triklozan kullanımını engellemek istediğinde ortaya çıktı. Bu kimyasal, lağımda, balıkta ve anne sütünde bulununca, İsveç’teki bayiler raflarından bu maddeyi kaldırdılar. Bu tutum, İngiliz uzmanları tarafından da desteklendi ve İngiltere’deki ana bayiler bu kimyasaldan kurtulmaya karar verdiler. Triklozanın her gün kullanılan bir madde olması üstünde düşünülmesi gereken bir durum. Triklosan kansorejen madde olduğu için Amerika ve Kanada'da yasaklanmıştır.Triklozanın yaygın kullanımı, bakterinin antibiyotiklere karşı dirençli hale gelmesine ve reçeteli ilaçların bakteriyel enfeksiyonlarla savaşamamasına neden olur diye endişelere sebep olmuştu İsveçli uzmanları asıl endişelendiren, bu maddenin anne sütünde ve çevrede bulunması oldu. Suyu mikroplarından arındırmak için kullanılan klor, bazı diş macunları, deodorant, sabun, losyon, krem ve deterjanlarda bulunan triklozan adlı maddeyle birleşerek çok tehlikeli olabiliyor. ABD'nin Virginia Teknik Üniversitesi uzmanları, musluk suyuna katılan klorla ilgili endişe verici bulgulara ulaştı. Uzmanlara göre, klor, diş macunu ve deterjanlardaki triclosan adlı maddeyle temasa geçtiğinde reaksiyona giriyor ve zehirli kloroform gazı oluşuyor. Bu gazın solunması ya da deriden nüfuzu depresyon, karaciğer rahatsızlıkları ve kanser riski ortaya çıkarıyor.

OZON;

Havadaki oranı belli bir eşiği aştıktan sonra zehir etkisi gösteren ozon, bitki yapraklarında nekrozlara yol açar ve fotosentez etkinliğini azaltır. Kükürt dioksit gibi hava kirliliğine yol açan öbür etmenlerle birleşerek etki gösterebildiği için çok az yoğunlukta bile, ekili alanlara verdiği zarar, tek başına verdiği zarardan daha fazla olur. İnsanda mukoza tahrişine ve akciğer alveollerindeki esnekliğin azalmasına yol açar.

Dezenfektanlar;

Dezenfekte edici temizlik maddeleri, solunursa tehlikeli olacak birtakım uçucu kimyasallar içerirler. Deri ve solunum sisteminin iç zarları yoluyla kolayca emilebilen kresol, bu kimyasalların en sık kullanılanlarından biridir. Kresol, karaciğer, böbrek, akciğer, pankreas ve dalakta hasara neden olabildiği gibi, merkezi sinir sistemini etkileyerek depresyon, sinirlilik ve hiperaktiviteye de yol açabilir. Dezenfektanlarda bulunabilecek diğer maddeler ise, fenol, etanol, formaldehit, amonyak ve klordur.

Koku Gidericiler;

Oda deodorantlarının çoğu hiçbir şekilde havadaki kötü kokuları yok etmez. Bazıları rahatsız edici kokuları, hoş kokularla örtmeye çalışır, bazıları da burun yollarını yağlı bir tabakayla kaplayıp koku alma duyumuzu engelleyen bir kimyasal yayar. Oda deodorantlarında bulunan kimyasal maddelerden bazıları naftalin, fenol, kresol, etanol, ksilen ve formaldehit'tir.

 

Uzman Doktor SEMİH GÖKART
semih@nanoclearag.com