KANSERDEN KORUNMALIYIZ

Türkiye’de her yıl 350.000 kişi kansere yakalanıyor. 100.000 kişi kanserden ölüyor.

BİR KISIM HİJYEN VE KOZMETİK ÜRÜNLERDE BULUNAN İNSANA VE ÇEVREYE ZARARLI KİMYASALLAR TEHLİKE ŞAÇIYOR

Günlük hayatımızda kullandığımız deterjan ve dezenfektanların çoğu kısa süreli hijyen sağlar ve kanserojen etkisi olan bu amonyak ve klor içerir gibi kimyasallar içerir. Bu kimyasallar bir araya geldiğinde ölümcül amonyum klorür gazını oluştururlar ve buharlaşıp vücudumuza girerek sağlığımızı tehdit ederler. Deterjanlar alerjiktir ve birçoğu ufak dozlarda alındığı takdirde bile kronik olarak kanserojendir.

Avrupa Birliği’nin 98/8/EC sayılı direktifi doğrultusunda Avrupa Birliği Kimyasallar Bürosu tarafından aralarında çinko, titanyum türevlerinin de bulunduğu 602 madde insan ve çevre sağlığını korumak amacıyla piyasadan çekilmiştir.

Bu yasaklama, TC Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri genel Müdürlüğü tarafından insan ve çevre sağlığını korumak amacıyla 27.5.2009/15759 sayılı tebliğ ile yayınlanmıştır. Yasaklanan aktif madde listesinde çok sayıda tanıdık madde görebilirsiniz.

Kadın ve erkeklerin günlük hayatta en çok kullandıkları kişisel bakım ürünleri de aynı şekilde tehlike sinyalleri veriyor. Çok fazla kullanılan ve masum görünen deodorant ve terlemeyi engelleyici ürünler in çoğu kanserojen kimyasallar içeriyor. Bu kimyasallar iç salgı bezlerini oluşturan sistemi etkileyerek hormon dengesini bozuyor. Az miktardaki dozu bile, özellikle meme ve prostat kanserlerinin artmasına ve kısırlığa yol açabiliyor. Hamile kadınların bu kimyasala maruz kalması ise, anne karnındaki bebeğin hem psikolojik hem fizyolojik gelişimini etkileyebiliyor.

Terleme, vücuttaki toksinleri uzaklaştıran sağlıklı bir vücudun en temel gereksinimlerindendir. Pek çok zararlı madde bu yolla vücuttan atılır. Vücudumuz devamlı ter ve diğer salgıları üretir. Bu salgılar bakteriler için besin kaynağıdır. Süratle üreyen bakteriler, koltuk altınızda, vücudunuzda ve ayaklarınızda istenmeyen kötü kokular yaymaya başlar. Vücudunuzda oluşan bu kokuları yok etmek için sürülen, ter kanallarını tıkayarak, terlemeyi önleyen deodorantlar, mumlar vücudun atmak istediği salgıları tekrar vücut içerisine gönderir. Bir kısım deodorantların içerdiği kimyasalların kanser dahil bir çok hastalıklara sebebiyet verebileceği, tıp çevreleri tarafından ifade edilmektedir.

Bu konuda bir kısım yayınlar;

TÜBİTAK tarafından yayınlanan Bilim ve Teknik Dergisi'nin kasım /2011 sayısında evdeki zehirli kimyasal maddelere dikkat çekiliyor.

Birçok evsel ürün ve kozmetikte bulunan PFC adlı kimyasal maddenin kadınlarda doğurganlığı azalttığını, yapılan bir araştırmaya dayanarak belirtiyor. Binden fazla hamile kadın üzerinde yapılan araştırmada kadınların kanlarında yüksek seviyelerde per floro kimyasalları (PFC) tespit edildiği ve kadınların çok daha zor hamile kaldığı ortaya çıkmış. PFC'ler su, kir veya yağa dayanıklı tekstil ve deri üretiminde kullanılıyor. Ayrıca tırnak cilaları, diş macunları ve cilt nemlendiriciler gibi kişisel bakım ürünlerinde bulunuyor.

Evsel temizlik malzemeleri, kısırlığın yanı sıra nörolojik, akciğer ve böbrek hasarları, kanser, körlük ve astım gibi ciddi rahatsızlıklara da yol açıyor. Çok kullanılan 15 bin kimyasal maddeden yaklaşık yüzde 75'inin henüz zehirlilik testi yapılmış değil. Ortalama bir evde bulunan 150'den fazla kimyasal madde alerji, doğum kusurları, kanser ve psikolojik bozukluklara sebep oluyor. Bunun yanı sıra kişisel bakım ürünlerinde bulunan kimyasal maddelerin 884'ü zehirli. Ayrıca 146'sı tümöre, 218'i üreme bozukluklarına, 314'ü biyolojik mutasyona, 376'sı deri ve göz tahrişine neden oluyor.

Zehirli kimyasal maddeler hayatımıza girdikçe, vücudumuzdaki yağ dokusunda biriken zehir seviyesi de artıyor. Biyobirikim çalışmaları, bazı zehirlerin yaşamımız boyunca vücudumuzda biriktiğini gösteriyor. Böcek öldürücülerin evsel ürünlerin bileşimlerine girmesiyle çocuk kanserlerinde yüzde 28, 10 yıl içinde astım vakalarında yüzde 42 artış gözlendi. Hamilelik sürecinde bahçe veya evde zararlı organizma öldürücüleri kullanan ailelerin çocuklarında lösemi görülme riski daha yüksek.

Lavabo Açıcı, Fırın ve Tuvalet Temizleyiciler Çok Tehlikeli

En tehlikeli üç temizleme ürünü; lavabo açıcılar, fırın ve asidik tuvalet temizleyiciler. Genellikle evsel kazalar beyazlatıcı ve amonyak içeren ürünlerin karıştırılması nedeniyle yaşanıyor. Bu şekildeki karışımla kimyasal tepkime gerçekleşiyor ve 'kloramin' adı verilen bir bileşik oluşuyor. Klorlu beyazlatıcı, tuvalet temizleyici ve pas çözücü gibi asitli ürünlerle karıştırılırsa da tehlikeli klor gazı oluşuyor. Astım, kronik akciğer veya kalp problemleri olanlar beyazlatıcı ve amonyak içeren evsel temizleyiciler ve amonyaklı ürünleri kullanmamalı. . Zaman zaman bu ürünlerin kuvvetli kokusunu gidermek amacıyla içlerine limon veya başka bir ferah koku eklenebiliyor. Bu yanlış bir uygulamadır. Zira kötü koku aynı zamanda o ürünü koklamanın kişiye zarar vereceğini gösteren bir uyarıdır.

Evde Zehir Turu

Klorlu Beyazlatıcı: Amonyakla karışırsa zehirli kloramin gazı çıkar. Bu gaza kısa süreli maruz kalınması, orta derecede astım belirtilerine veya ciddi solunum problemlerine yol açar. Metal Parlatıcı: Kısa süreli maruz kalma geçici göz buğulanmasına, uzun süreli maruz kalma ise sinir sistemi, deri, böbrek ve gözlerde ciddi hasara sebep olur.

Cam Temizleyici: Baş ağrısı ve akciğer harabiyetine neden olur, gözü tahriş eder. Dezenfektan: Aşındırıcıdır. İshal, bayılma, baş dönmesine yol açar, böbrek ve karaciğere zarar verir.

Mobilya ve Yer Cilası: Deride renk kaybı, nefes kesilmesi, kusma ve ölüme sebep olur. Kanser ve doğum kusurlarıyla ilişkilidir.

Leke Sökücü ve Halı Temizleyici: Yutulduğunda karaciğer ve böbrek hasarına neden olur. Kanserojendir.

Koku Topu: Özellikle naftalin kanserojendir. Göze, kan, karaciğer, böbrekler, deri ve merkezî sinir sistemine zarar verir.

Tuvalet Temizleyici: Deride yanıklara, yutulduğunda ishale, mide yanıklarına sebep olur. Yumuşatıcı: Bazı parfümler hassas bünyeli kişilerde tahrişe neden olur. Alışveriş Yaparken Şüpheci Olun

Alışveriş yaparken şüpheci olun. Genel amaçlı ürünlerden ziyade belirli amaçlara yönelik ürünler tercih edilmeli.

Çelişen özelliklere dikkat edin. Ürünün bir yüzünde 'zehirli değildir' yazarken diğer yüzünde 'buharı zararlıdır' yazıyorsa ortada bir yanlışlık vardır. Ağız yoluyla zehirlenme ihtimalinin düşük olması ürünün zararsız olduğu anlamına gelmez.

Oda spreyleri kullanılmamalı. Onun yerine kötü kokunun kaynağı bulunarak ortamdan uzaklaştırılmalı. Sprey kullanmadan, pencereleri açarak da odanın havası temizlenebilir. Fosfat, suyu yumuşatmak için kullanılan minerallerdir. Birçok ülke, evsel deterjanlar ve diğer bazı temizlik maddelerinde fosfatların kullanılmasını yasakladı. Bulaşık makinesi deterjanları genellikle fosfat kısıtlamalarının dışındadır, birçok marka fosfat içerir, ancak fosfat içermeyen alternatif ürünler de var. Elde yıkama deterjanlarında fosfat bulunmuyor.

Temizleme amaçlı kullanılan, zayıf biyobozunurluğa sahip petrol kaynaklı sadece bir tek yüzey aktif madde var. Bu madde nonilfenol etoksilat. Temizlik ürünlerinin bileşimini gösteren listede nadiren görülür. Çünkü görülürse bu ürün alınmak istenmiyor. Nonilfenol etoksilatlar ve bunların türevleri olan oktifeniletoksilatlar, saç boyalarında, şampuanlarda ve saç şekillendiricilerde çokça kullanılıyor. Genellikle 'nonoxynol' veya 'octoxynol' olarak gösteriliyorlar. 'Nonoxynol -9' sıklıkla sperm öldürücü olarak kullanılıyor.

'Kırışmaya dayanıklıdır' etiketli dokumalar genellikle formaldehit reçineyle işlenir ve bu da zarar vericidir. Ütü istemeyen kumaşlar, nevresim, perde, yatak giysileri, diğer tüm dokunmuş ürünler, özellikle 'kalıcı ütülü' veya 'kullanımı kolay' ifadeleriyle satılan polyester/pamuk karışımları bu kapsamdadır.

Şampuanlarda kresol, formaldehit, glikoller, nitratlar, kükürt bileşikleri, saç spreylerinde bütan itici ve formaldehit reçineler, losyon, krem ve nemlendiricilerde glikol, fenol ve boyalar, deodorantlarda kullanılan alüminyum klorhidrat, aerosol iticiler, amonyak, triklosanlar çok zararlıdır.

Dr. Chris Exley Keele University, İngiltere (İnorganik Kimya ve Maddeler Bölümü )

Deodorant kullanımında kanser korkusu

“Manchester şehrindeki Wythenshaw Hastanesi’nde, tedavi gören 17 hasta üzerinde yapılan klinik araştırma sonuçlarına göre, Aluminium Chlorohydrate içeren, ter kanallarını tıkayarak terlemeyi önleyen deodorantların kullanıldığı koltuk altı bölgesine yakın kanserli göğüs dokularında, göğsün diğer kısımlarına nazaran daha fazla aluminyuma rastlanmıştır. Genel olarak bazı hastaların kanserli dokularında daha az aluminyuma, bazılarında daha fazla aluminyuma rastlanmıştır. Fakat ortak olan nokta şudur ki göğsün koltuk altına yakın dış bölümlerinde daha fazla aluminyum yoğunlaşması tespit edilmiştir. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylere göre, aluminyumun kanser yapıcı etkisi bilinmektedir. Deodorant üreticileri Aluminium Chlorohydrate gibi maddeleri etkin şekilde terlemeyi önledikleri için kullanmaktadırlar, fakat bu kimyasalların kansere neden olmadığını söylemeleri için daha çok araştırma yapmaları gerekir.”

İngiltere'de Reading Üniversitesi'nden bir grup bilim adamı tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarının, deodorantların meme kanserlerine yol açıyor olabileceğini ortaya koyduğu açıklandı.

Araştırmacıların 20 meme tümörünü inceledikleri, 18'inde, parabens olarak bilinen sentetik kimyasalın bulunduğunu tespit ettiği öne sürüldü.

Bilim adamları, ilk kez parabens adlı kimyasalın tümörlerin içindeki varlığının tespit edildiğine işaret ederken, araştırma sonuçlarını Journal of Applied adlı dergiden alıntı yaparak yayımlayan The Observer, ''Bu araştırma yanıt vermekten ziyade, soruları artırıyor'' yorumunda bulundu.

Reading Üniversitesi bilim adamlarının, insanlar tarafından üretilen kimyasal maddelerin deri tarafından emildikten sonra dokularda biriktiğini düşündüklerine de işaret eden Observer, ''Ancak kanserle mücadele eden dernek ve kuruluşlar bu sonuçların ihtiyatla karşılanmasını tavsiye ediyor. Bu kuruluşlar, kozmetik ürünleri, deodorantlar ve terlemeyi önleyici malzemeler ile kanser arasındaki ilişkinin henüz kanıtlanmış sayılamayacağını vurguluyor'' ifadesine yer verdi.

Meme kanserine neden olan 7 kimyasal

ABD'deki Silent Spring Enstitüsü'nün fareler üzerinde yaptığı bir araştırma sonucunda, meme kanserine yol açan 7 kimyasal madde belirlendi. Enstitünün Genel Müdürü Julia Brody, kadınların günlük hayatta sıklıkla iç içe olduğu kimyasal maddelerin kanser riskini artırdığını ancak bu maddelerle kanser arasındaki ilişkinin çoğunlukla göz ardı edildiğini belirtti. Ancak günlük hayatımızın her alanına sinsice giren kimyasallardan korunmak imkânsız değil. İşte uzak durmamız gereken kimyasal maddeler. Petrol: Petrol türevi benzin, dizel ve fuel yakıtlarla çalışan araçlardan uzak durmaya çalışın.

Yağ kullanımına dikkat: Yemek pişirirken havalandırma cihazı kullanın ve yağda kızartılmış yiyecekleri azaltın.

Mobilya seçimi bile önemli: Poliüretan köpüklü mobilya tercih etmemeli ve yanmaya karşı dayanıklı köpük malzemeyle yapılmış eşyadan kaçınmalı.

Evde kullanılan kumaşlar: Leke tutmaz halı, mobilya ve kumaşlar belki kolaylık sağlıyor ancak meme kanseri nedenleri olarak belirlenen kimyasalları da içeriyor.

Kuru temizleme: Leke çözücü perc ya da diğer çözücüleri kullanmayan bir kuru temizlemecide kıyafetlerinizi temizlemeye dikkat edin.

Su filtreleri: Ayrıca içme suyu filtrenizin tek parça karbondan yapılmış olması da meme kanserine neden olan kimyasalların engellenmesinde önemli bir ayrıntı.

En önemli şey temizlik malzemeleri: Evinizi temizlerken petrokimyasallar içeren temizlik maddelerinden kaçının. Deterjan, bulaşık sabunu ve çamaşır suyu gibi temizleyiciler ağır kimyasallar içerdiğinden evinizi ve doğayı kimyasallarla kirletiyor. Deterjanlarla yıkanan giysilerdeki ya da bulaşık deterjanlarının tabaklarda bıraktığı kimyasal kalıntılar ter ve ağız yoluyla vücuda girerek kanserojen etki gösteriyor. Ayakkabılarınızı evin dışında çıkarın. Temizledikten sonra evin içine almak öneriliyor. Ayakkabılarnızın altını Hepa filtreli bir elektrikli süpürgeyle temizleyip, ardından nemli bir bezle silebilirsiniz.